EKMEK SAĞLIKTIR

Ekmek Sağlıktır

EKMEK İSRAFI

Bazı Afrika ülkelerinde insanlar açlıktan ölürken Türkiye'de özellikle kentlerde ekmek israf ediliyor. Bu israfın çeşitli nedenleri var:

1- İhtiyaçtan fazla fırın var. Bu fırınlar gereğinden çok ekmek yapıyorlar.
2- Makina ve diğer aygıtlar teknik yönden yetersiz olduğu için daha geç bayatlayan nitelikli ekmek pişirilmiyor.
3- Fırın işçileri eğitimden yoksun.
4- Ekmeğin içine bayatlamasını geciktirecek elemanlar katılmıyor.
5- Tek tip ekmek üretiliyor. Fiyatın yükselmemesi, işçilikten tasarruf gibi nedenlerle ekmeğin gramajı yüksek tutuluyor. Az nüfuslu aileler tamamını tüketemeyince kalan kısım çöpe atılıyor.


Alışkanlıkların Rolü:
Ekmek israfında alışkanlıklarımız da büyük rol oynuyor. Şöyle ki:

* Taze ekmeği sevdiğimiz için bayatlayanı atıyor, tazesini yeniden alıyoruz.
* Nüfusumuzun çoğu gençler ve orta yaşlılardan oluşuyor. Onlar da lezzeti damağa hoş geldiği için, çıtır çıtır tatlı bir ses çıkardığı için, kilo yapmadığı için ekmeğin kabuk kısmını tercih ediyorlar. Kabuksuz kalan ekmek su kaybederek çabuk bayatlıyor.
* Trafik sorunuyla karşı karşıya olan İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerin insanları kötü hava şartlarında hemen telaşlanıyor, o gün kıtlıktan korkarak ihtiyacının iki, üç katı ekmek satın alıyorlar. Fırıncılar bunu bildikleri için kötü hava şartlarında daha çok ekmek yapıp satıyorlar. Böylece bir kısmı bayatlayıp küflenerek israf oluyor.

Toplu Yerler:
Ekmek israfının en çok görüldüğü yerler hastaneler, askeri birlikler, yatılı okullar, resmi ya da özel, çeşitli kuruluşların yemekhaneleri, lokantalar gibi toplu tüketim yerleridir. Buralarda sofraya ekmek ihtiyaçtan fazla konuyor.

İsrafa Karşı Önlemler:
Ekmek israfına karşı şu önlemler alınmalıdır:
* Tek tip büyük ekmeğin yanı sıra küçük boy ekmekler de yapılmalıdır.
* Ekmeğe bayatlamayı geciktiren zararsız maddeler katılmalıdır.
* Fırınlar çağdaş tekniğe uygun yapım, aygıt ve gereçleriyle donatılmalıdır.
* Ekmek işçisi eğitilmelidir.
* Belediye fırınları daha sık ve daha titiz bir biçimde denetlenmelidir.
* Günümüzde uygulanan besin maddeleri tüzüğü ihtiyacı karşılamaktan uzaktır. Yeni bir besin yasası çıkarılarak yasaya caydırıcı cezalar konmalıdır.
* Tüketiciler kendi aralarında örgütlenmeli, tüketici birlikleri kurulmalıdır.
* Kitle iletişim araçları aracılığıyla alışkanlıkların değiştirilmesi, ekmeğin korunması hususlannda halkımız eğitilmelidir.

Nasıl Yiyeceksiniz?
1- Bazı alışkanlıklarınızı değiştirin. Örneğin yalnız kabuğunu yerseniz ekmekte bulunan vitamin ve madensel tuzların ancak bir kısmından yararlanabilirsiniz. Fırın ateşiyle en yakın temasta bulunduğu için kabuktaki vitaminler ve madensel tuzların bir bölümü sıcaktan, havayla karşı karşıya olduğu için bir bölümü ışık ve oksijenden etkilenerek besin gücünü yitirirler. Ekmeğin yalnız içini yemek de zararlıdır. Sindirimi güçtür. O halde her yanından eşit ölçüde yararlanın.
2- Ekmeği sofraya ya da yemek masasına dilimler halinde koyun ve dilimler halinde yiyin.
3- Bayatlayan ekmeği, ekmek aşı, ekmek kızartması, köfte gibi yerlerde değerlendirmeye çalışın.
4- Ekmeği daha çok çorbalar ve sebzeler gibi sulu yemeklerle tüketin. Hamur işleri, bulgur ve pirinç pilavı gibi katı yemeklerin yanı sıra da ekmek yemeğe kalkarsanız eksik besin ve fazla kilo alırsınız.
5- Kızarmış ekmeğin sindirimi daha kolaydır ama ateşin etkisiyle içindeki bazı vitamin ve mineraller değer kaybına uğrar. Bayat ekmeği ise kızartarak değerlendirin.

Nasıl Koruyacaksınız?
1- Satın aldığınız ekmeği açıkta bırakmayın. Bir bez içine sararak ya da naylon torbada muhafaza edin.
2- Ekmeğiniz kurumuşsa ıslak bir beze sarın, buzdolabına koyun, yumuşadığını göreceksiniz.